Hrant Dink’in cenaze törenini canlı yayınlayan onlarca medya varken, Cumhuriyet Mitingini sadece iki kanalın canlı yayınlaması çok ilginçtir. Unutulmamalıdır ki bu halk her şeyi görür. Bu halk ile aynı asgari müştereklerde buluşamayanlar (ki bu asgari müşterekler Demokrasi, Laiklik, Cumhuriyet gibi değerlerdir) kiminle hangi asgari müşterekte buluşacaktır ?

Sivil toplum kuruluşlarının büyük çoğunluğunun destek vermediği devasa Mitinge baktığımız zaman; acaba Türk Tabibler birliğinden Disk’e tabanının yanında yer almayanlar, (yani altlarında bir taban olmayanlar!) hangi koltuklarda, kimden aldıkları güce dayanmaktadırlar ? Başka bir değişle acaba bunlar hangi sivil toplumun kuruluşlarıdır ? Zira sivil toplum Tandoğan’da idi.

Bugünkü gazetelere bir bakınız. Murat Belge olsun Ahmet İnsel olsun kendisini aydın sananların yazılarına bakınız. Radikal’in tayfası için bu yürüyüş faşistlerin cuntacıların yürüyüşüdür. İşte size medya. Bakınız Stv gibi kanalların Solcular ve Alevi derneklerinin mitingi yakıştırmalarını ya da AKP’ye yakın diğer kuruluşların saçmalamalarını aktarmıyorum bile.

Görünen köy klavuz istemiyor. Halk’tan gücünü almayan sivil toplum örgütleri ve medya ile karşı karşıyayız.

Peki soruyorum bunların kimin emrinde ?

Bu medyaları alanlar (ki eski TGRT yeni Fox tv’nin yahudilerin elinde olduğunu biliyoruz) kimlerse çıksın muhatabımızı bilelim.

Medya satılmış ama kimlere ? İşte seçim atmosferindeki bugünlerde el konulan kanallar ve gazeteler herşeyi anlatıyor. Medya dördüncü güç ama sahibini bilmiyoruz. Ancak asla halkın emrinde değil!!!

Ek not: Onların yapamadığını ben yapayım. İnternette bir ortamda kendilerini savunan Ntv çalışanları mitingi yayınlamamalarının sebebinin tarafsız yayıncılık olduğunu söylemişler.
Bakınız “tarafsız yayıncılık” ile “taraflı sansürcülüğü” birbirine karıştırmamak gerekir. Bu yaptıkları affedilir bir şey değildir.

Reklamlar