Bildiğiniz gibi organik ve inorganik kimya kavramları vardır. Bunlar aslında yıkılmış kavramlardır. Yanılmıyorsam 1873 yılında yapay yoldan ürenin elde edilmesiyle inorganik maddeden organik madde sentezinin olabileceğinin farkına varılmıştır. Kimya böylece birleşmiştir. Tabi ki konular ve üzerinde açlışılacak mecralar arttıkça, kategorizasyon sınıflandırma gibi faliyetler birer zorunluluk olmuştur. Bu bakımdan eski manasını yitirmiş olsa da hala organik ve inorganik kimyanın ayrımından bahsederiz.

Organik ve inorganik kimya örneğini vermemdeki sebep bunu biraz canlı-cansız ayrımına benzetmemdir. Bence bu durum da suni bir ayrımdan ibarettir. Canlılık bence nereden baktığınıza göre değişir. Zira virüslerin, prionların etrafındaki molekülleri kendine benzeten kristallerin evreninde yaşıyoruz. Bu bakımdan bence canlılık diye bir ayrım yoktur. Evrende tespit edebildiğimiz entropik bir birikme söz konusudur. Öyleki sonsuza yakın yeterince uzun yaşarsa evren tamamen ısı ve ışığa bozunacak gibi duruyor. Yani en temel ilke çok kuvvetli ve logaritmik bir artış gösteriyor. Bunun yanı sıra entropinin gene kendisi bu durumun bir yerlede düzen doğuracağını da söylüyor. Bu kısımlar çok karışık ve zor bazı denklemlerin bir sonucu. Bunlar aslında sürekli gözlenen bazı olaylar.

Şunu söylemek mümkün ki canlılık dediğimiz hadise evrendeki bir negentropik sonuçtur. Yani başka bir değişle evren patladığı, ışıdığı, ısıdığı, bozunduğu gibi bir yandan da düzen doğurmaktadır. Canlılık dediğimiz hadise de artan bir negentropi içeren fenomendir. Evren hakkındaki bilgilerimiz arttıkça başka negentropik hadiselerle daha karşılaşabiliriz. Dünyanın bir gezegen güneşin bir yıldız olduğunu fark edeli sadece birkaç yüzyıl oldu. Bence daha keşfedilecek ve temel prensipleri doğrulayacak çok şeyle karşılaşırız. Canlılık evrende bir istisna değildir. Sadece artan entropinin bir sonucu biriken negentropik bir fenomendir.

Reklamlar