Pakistanlı koca karısının böbreğini traktör almak için sattı Çarşamba, Şub 28 2007 

kaynak

Pakistanlı koca karısının böbreğini traktör almak için sattı

ISLAMABAD – Pakistan’da Polis merkezinin kayıtlarına bir adamın karısının böbreğini traktör almak için satması geçti.

Doktorlar üriner sistem enfeksiyonu nedeniyle hastaneye başvuran kadının çok kötü bir cerrahi operasyon geçirdiğini ve bir böbreğinin

olmadığını fark etti.

Kurban üç yıl önce evlenmiş. Organın yaklaşık bin dolara satıldığı söyleniyor. Bu organlar Amerika’da yüz bin dolardan satılıyor.

Reklamlar

Türkiye’den bir ‘hayvan hakları’ klasiği Cumartesi, Şub 17 2007 

14 Kasım, 2006 17:13:00 kaynak

Türkiye’de hayvanlara ve onların ‘hak’larına verilen değeri özetler nitelikteki bu kare, ‘Anadolu Basınını Özendirme Yarışması’nda birincilikle ödüllendirildi.

Başbakanlık Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü’nün düzenlediği yarışmada, Kastamonu Anadolu Ajansı muhabiri ve Kastamonu ‘Sözcü’ gazetesi haber editörü İzzet Sarı, ‘Sıcağa Dayanamadı’ başlıklı bu fotoğrafıyla birincilik ödülünü almaya hak kazandı.

___________________________________

Bazı şeyler …
Olmaması gereken şeyler..
___________________________________

Haysiyeti olmayan Gazete ZAMAN Pazar, Şub 11 2007 

İlgili linkteki yazıyı görünce, başımdan aşağı kaynar sular döküldü sanki. Vaktiyle bağlantıdaki bu makaleyi çevirmiştik. Sonra da birkaç yere koymuştuk. Gel zaman git zaman olay döndü bizi buldu. Bu yazıları görünce yıllardır yayınladıkları her haberin yalan olduğuna olan inancım arttı. Meğer bütün olay buymuş. Meğer basın böyle bir güçmüş. Bizler birkaç kişi tesadüfen bu yazıyı çevirdik ve siteye koyduk. Onlar ise yıllardır organize bir biçimde halkı kandırıyorlarmış. Aslında beni dava etmelerini çok istiyorum. Bu blog da incelensin. Ancak böyle bir olay Zaman gazetesi’nin bu yalan haberi için bir düzeltme yayınlamasına sebep olabilir. Bunu göze alamazlar. Onlar sadece sinsice işlerini yapan haysiyetsizler. Koskoca Time dergisi’nin yayınını göz göre göre yalan ettiler. Koskoca ülkeye yalan söylediler. Dediğim gibi bu sadece benim tesadüfen fark ettiğim bir olay. Artık gerisini sizler düşünün.

Negentropi Devam Perşembe, Şub 8 2007 

Bildiğiniz gibi organik ve inorganik kimya kavramları vardır. Bunlar aslında yıkılmış kavramlardır. Yanılmıyorsam 1873 yılında yapay yoldan ürenin elde edilmesiyle inorganik maddeden organik madde sentezinin olabileceğinin farkına varılmıştır. Kimya böylece birleşmiştir. Tabi ki konular ve üzerinde açlışılacak mecralar arttıkça, kategorizasyon sınıflandırma gibi faliyetler birer zorunluluk olmuştur. Bu bakımdan eski manasını yitirmiş olsa da hala organik ve inorganik kimyanın ayrımından bahsederiz.

Organik ve inorganik kimya örneğini vermemdeki sebep bunu biraz canlı-cansız ayrımına benzetmemdir. Bence bu durum da suni bir ayrımdan ibarettir. Canlılık bence nereden baktığınıza göre değişir. Zira virüslerin, prionların etrafındaki molekülleri kendine benzeten kristallerin evreninde yaşıyoruz. Bu bakımdan bence canlılık diye bir ayrım yoktur. Evrende tespit edebildiğimiz entropik bir birikme söz konusudur. Öyleki sonsuza yakın yeterince uzun yaşarsa evren tamamen ısı ve ışığa bozunacak gibi duruyor. Yani en temel ilke çok kuvvetli ve logaritmik bir artış gösteriyor. Bunun yanı sıra entropinin gene kendisi bu durumun bir yerlede düzen doğuracağını da söylüyor. Bu kısımlar çok karışık ve zor bazı denklemlerin bir sonucu. Bunlar aslında sürekli gözlenen bazı olaylar.

Şunu söylemek mümkün ki canlılık dediğimiz hadise evrendeki bir negentropik sonuçtur. Yani başka bir değişle evren patladığı, ışıdığı, ısıdığı, bozunduğu gibi bir yandan da düzen doğurmaktadır. Canlılık dediğimiz hadise de artan bir negentropi içeren fenomendir. Evren hakkındaki bilgilerimiz arttıkça başka negentropik hadiselerle daha karşılaşabiliriz. Dünyanın bir gezegen güneşin bir yıldız olduğunu fark edeli sadece birkaç yüzyıl oldu. Bence daha keşfedilecek ve temel prensipleri doğrulayacak çok şeyle karşılaşırız. Canlılık evrende bir istisna değildir. Sadece artan entropinin bir sonucu biriken negentropik bir fenomendir.

Negentropi Cumartesi, Şub 3 2007 

Negentropi Erwin Schrödinger’in “What is life” adlı kitabında bahsettiği bir fenomendir. Evrene ilişkin tespitlerimizle ilgili bir sonuçtur. Belki de bu yüz yılın en büyük keşiflerinden olan termodinamiğin ikinci ilkesi, yani entropi’ye ilişkin bir yaklaşımdır. Negentropi negatif bir entropiden bahseder. Bu da yaşamın ta kendisidir. Öyle ki geçenlerde okuduğum nöroloji ile ilgili bir yazıda da beyindeki bu karmaşıklığın altında negentropik bir fenomenin yattığından bahsediliyordu. Aslında evrene ve canlılara ilişkin sürekli bahsettiğimiz bir gizem vardır. Hatta bunu http://video.google.com/videoplay?docid=-2260129385438753065 adresindeki videoda Nobel ödüllü fizikçi Steven Weinberg’de söylüyor. Burada dikkat edilecek hususun şu olduğunu söylemek gerekir; bu metafiziksel bir yaklaşım değildir. Bu bir bilinmeyeni başka bir bilinmeyene bağlayarak onu çözdüğünü iddia etme işi de değildir. Bu evrendeki en temel dinamiğe ilişkin, evrendeki sürekli ısı birikmesine ve tek yönde akan entropi’ye ilişkin bir tespittir. Evrendeki entropi o kadar büyüktür ki yaşam negentropik diyebileceğimiz bir düzenliliktir. Bigbang’ten bu yana evrende düzensizlik artmaktadır. Evrendeki reaksiyonların çoğu irreversible’dır (geriye dönüşsüz). Bu tek yönlü hareketin özünde entropi ve kaos yatmatadır. Oysaki yaşam bu kaosun içinde negatif entropik bir düzen şeklinde belirmektedir.

Yaşam değişimin ve hareketliliğin sürekliği ile ilgili bir fenomen midir ? Yani yaşam diyalektik bir fenomen midir ? Aslında bunu dışlamak yanlış olur. Zira yaşama ilişkin bilgilerimiz bize tam da bunları söylemektedir. Milyarlarca yıldır süren bir akış vardır. Süreklilik, değişim ve gayet de hareketlilik içeriyor. Yoksa yaşamın bu şekili süreçten mi kaynaklanıyor ? Yani evrenin diyalektik yapısının bir gereği olarak mı yaşam da diyalektiktir ? Diyalektik yaşamın varoluşuna ilişkin bir açıklama getirmekten uzaktır. Yaşamın varoluşunu en iyi tespit eden yaşamın negentropik bir fenomen olduğudur. Bu tespit aynı zamanda süreci de açıklamaktadır. Zira negentropik bir fenomen olarak başlayan yaşamın gitgide daha karmaşıklaşması diyalektikle değil ancak negentropi ile açıklanabilir. Evrendeki süregelen diyalektik entropi ya da negentropi yönündeki gidişi açıklamaz. Oysaki yaşam düzensizlikten doğmuş ve termodinamik kanunların tersine bir hareketliliktir. Aynı zamanda olması beklenen; yani diyalektik için anlamı olmayan fakat entropik olarak anlamlı olan canlılığın sürekli olarak enerji biriktirdiği görülür. Bu enerji hareketlilik, süreklilik, yaşam ve değişimin temelini oluşturur. Oysaki entropi gereği enerjideki artış kaos’u tetiklemelidir ve bu da diyalektiktiğe uygundur. Canlılık diyalektik gereği değil, negentropi gereği gitgide karmaşıklaşmaktadır.