Sisifos aslında bir kraldır ama tanrıları kızdırınca korkunç bir cezaya çarptırılır. Bir kayayı bir dağın üzerine çıkarmaya çalışacaktır ama kaya her seferinde aşağı yuvarlanacaktır. Sonsuz döngüsüyle bu ceza hiç bitmeyecektir. Aslında bu ceza eskiden beri o kadar çok şeye benzetilmiştir ki saymakla bitmez. Ancak burada Sisifos Söyleni’nden bahsetmeden geçemeyiz. Albert Camus bu kitabına şöyle başlamıştır. Aslında felsefede tek bir soru vardır, o da intihar. Yani Camus Sisifos’un bu beyhude gayretini yaşama benzetmiştir. Burada Sisifos’un sürekli bu cezayı çekerek yaşamasını ölüme direnç göstermek olarak algılar.

Sisifos gerçekten de ünlü bir masal kahramanıdır. Onun hakkında sonradan çıktığı düşünülen birçok hikaye de vardır. En son Constantine adlı bir Hollywood filminde onun ölüm tanrısını kandırmasına benzer bir hikaye vardı. Yani bazılarının dediği gibi bunlar ölümsüz karakterlerdir.

Sisifos’un insanın içini yakan bu cezası, gerçekten de bilinçli bir yaşamın en acıklı betimlemesidir.

Camus gibi varoluşçulardan olan Sartre, insanın akıl sahibi olmasının herşeyin temelindeki şey oldugunu söyler. Dinlerden felsefeye, bilimden sanata bu ayrıcalık belki de doğadaki tek gizemli şeydir. Nobel ödüllü ateist fizikçi Steven Weinberg bir röportajında dinler ve fiziğe ilişkin bir soru için: Bunu kabul etmeliyim ki ortada bir gizem var. Bizler tabitatı anlamak için sorular soruyor ve cevaplar alıyoruz. Devamında da yeni sorular soruyoruz. “Gerçeği arıyoruz”. Bunların sonunda her şeyi açıklayan mükemmel fizik ilkelerine varmayı umut ediyoruz. Buna ulaştığımız zaman, gizem gene ortada olacaktır. “Çünkü bizler her zaman sorgulayacağız “, diyor. Yani doğadaki gizeme ilişkin temelindeki şey de gene kendi aklımız olarak karşımıza çıkıyor.

Aslında neresinden bakarsanız bakın bir aklınız varsa ve onu kullanıyorsanız, bu adeta bir lanettir. Sürekli olarak bir akla sahip olmanın sorumluluğu ile yaşarsınız. Bu akıl, yaşama ilişkin en temel soruyu Camus’un da dediği gibi muhakkak intiharı sorgular. Ondan kaçamazsınız, gayretlerinizin beyhudeliğini de yüzünüze vurur. Belki de o noktada hayatınıza bir anlam katmayı herşeyden çok istersiniz. Belki de Sisifos’un cezasını aslında bizlerin çektiğini fark edersiniz.

Reklamlar