platon diye bilinse de, sokrat zamanından beri akademiye astıkları yazıdır. bugünkü uygarlığımız antik yunan’ın kalıntıları üstüne kurulmuştur. eğer geçmişle kıyaslanırsa ancak bir bebek olabileceği de rahatlıkla görülür. o devirden günümüze geometri’nin nasıl bir öneme sahip olacağını görmüş olmaları, geçmişin filozoflarını daha da büyük yapmaktadır. öklit (`eukleides`) sokratın öğrencilerindendir. pisagor da iyidir. (artık eskisi gibi sabırla ve uzun uzadıya yazamıyorum.) anlatmak istediğim şu; geometri herşeydir. öklitin 5 temel postülatından 5.’sini; yani “paraleller sonsuza dek kesişmezler”i değiştirerek yeni bir geometri geliştiren biri vardı. adını hatırlayamadım (bi zahmet). einstein bu amcamın teorisinin üstüne genel rölativiteyi kuruyor. mesela şimdilerde de `hawking` diye biri var, bu adamın ne dediğini merak edip teorisini okumaya kalkanınız olursa, boşa kasmasın. uzay geometrisi diye bişeyin üstüne kuruluyor. yani sadece anlamak için bile birkaç yıl eğitim almamız gerekiyormuş. matematik soyut bir şeydir. böyle kımıl kımıldır. akıllı biri n’inci dereceden integrallere ne biliyim matrikslere bayılır. ama daha akıllı biri geometriyle ilgilenecektir. çünkü geometri somuttur. bana kalsa yök’ün yapısını değiştirirken bunu da eklemelerini isterim. üniversiteye gidiyorum diyip de geometri bilmeyen adam ? bana sözel felan demeyin, yazı yazmak için edebiyat okuyacak değiliz. evreni anlamak için de geometri bilmek gerekir. evreni anlama gayesi olmayanları da salonumdaki dieffenbachımın yanına koyabilirim. (dieffenbachi sanırsam bu çiçeğe ismini veren adamın adı/soyadıdır) evrenin anlaşılabilmesi 16 ve 17. yüzyıllar içinde şekillenmeğe başladı. kopernik dünyanın güneş etrafında döndüğünü göstermişti. galile de kordinat sisteminde ve söylediği “fizik yasaları evrenin heryerinde aynıdır” ile olayı kopardı. şu an evren genişliyor ve belki de bir saniye önce benim mouseumun boyu beş santim uzadı ? ama bu arada ben de uzadım ve bu arada cetvelde uzadı ! doğrusu, artık geometri de sabit bişe değil. aslında öklitçi geometriyi bilsek yeter. öklitçi olmayan geometrilerde bir üçgenin iç açılarının toplamı 180 derece değildir. öklitçi olmayan geometride, bir üçgenin iç açılarının toplamını 180’e çıkardığınızda, farkın üçgenin alanıyla orantılı olduğunu bulursunuz. yani ötklitçi geometride bir üçgenin alanını, açılar ve uzunluklar cinsinden yazmanız gerekir. mesela öklitçi olmayan lobachevski geometrisinde bir üçgenin alanını, lambert’in basit bir formülü sayesinde hesaplanır. peki lambert formülünü nasıl olup da öklitçi olmayan geometrinin doğuşundan önce bulmuş ? bakın bunu ben de bilmiyorum ? bakın geometri böyle bişi. şaka maka geometri herşeydir.

Reklamlar